Efkarlanmanın -e hali!

Sen hiç içki içtinmi arkadaş? Sen hiç sarhoş oldunmu?
Gerçek arkadaşlarınla, gerçek bir sofrada içki içmenin tadını yaşamadıysan, o hayat gerçek bir hayat olamaz…

Ben yaşadım hayatı, hem de en güzel yerinde! Büyükada’da…
Sofralar kurardık o zaman sokaklara, apartmanlardan ve yozlaşmış ilişkilerden öte, al yanaklı arkadaşlarımız, sıcak ve dostane komşularımız vardı. Sofralarda rakımız, sofralarda sohbetimiz, sofralarda balığımız, sofralarda hayatımız olurdu. İçimize doldukça iyot kokusu, karışırdı rakımızın anasonuna, hayat bulurduk…

Sabahlara kadar susmazdı Tanju abi’nin sesi, o saatlerde kimse “Kadınını” onun kadar sevemezdi. Sabahlara kadar susmazdı hıçkırıklarımız aslında, ama içimize ağlardık kimse bilmezdi, bazen dalıp giderdik uzaklara.

Hani bazı anlar vardır ya! Susar herkes, geç saattir aslında ve havada hafif ılık bir meltem eser. Sadece o meltemin sesi, içimizdeki dertler ve hasretler gemisinde sallanışa dalar gideriz. İşte böyle zamanlarda bir minik ses böler melankoliyi ve sizi tutup suyun üstüne çeker. Bir anda karışır ortalık. Bir dans, belki bir kahkaha bile olabilir bu. Herşey uçar, havada sadece tozları kalır.

Böyle yaşadım hayatı ben, en güzel yerinde dünyanın.

Hani demiş ya yazar;

“- insan memleketini niye sever. başka çaresi yoktur da ondan.
amma biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen burası dünyanın en güzel yeridir.
amma dünyanın en güzel yerini sevmezsen, orası dünyanın en güzel yeri değildir.”

İşte aynı öyle 🙂

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s