Hayatımın üç bilinmeyenli melekleri (Annem, eşim ve İnancım)

Annem, eşim ve inancım!
Hayatımın bu üç bilinmeyenli melekleri bu kötü günlerimin tek şahitleri oldular. Ellerini alnıma koydular, gözümü açtım ve gülümsedim onlara!

Mide ağrısı, tüm gece uykusuzluk, istifra ve gözlerden akan bıkkınlık gözyaşları!
Neden böyle tanımlar yaptığımı anlamak zor değil aslında! Geçtiğimiz 1 aydır çektiklerimin/mizin özü bu tanımlardan geçiyor.

Reklamlar

Bugünden Öğrendiklerim

Bugün Öğrendim,
Bazı devlet hastanelerinde film çektirmenin zulüm olduğunu, ne olursa olsun asistanına bile işlerini emanet etmemem gerektiğini, reflü’nün kötü bir hastalık olduğunu, ilaçları asla ama asla nasıl olsa geçti deyip evde bırakılmaması gerektiğini, FOX-BYTES’ın açıldığını, Ezel dizisininde yakında sıkmaya başlayacağını, Lost’un her bölümde biraz daha benim kafamı bulandıracağını (bir kez daha), tavuk suyuna şehriyeli pilavdan asla vazgeçemeyeceğimi ve Ebru’nun o adamı gerçekten sevdiğini, onun için herşeyi yapabileceğini ve o adamın da “Gitme” derse kalabileceğini bugün bir kez daha öğrendim.

Dün sana söylediğim dileğim vardı ya, hala gerçekleşmedi. Ben hala bekliyorum, hatta dileklerim iki oldu.
İyi şeyler dile benim için, bir olsun bak o zaman nasıl sevineceğiz.
Görüşürüz…

Bugünden Öğrendiklerim

Bugün Öğrendim;
Hayatta 1 gecede bir sürü güzel şey olabildiğini, iyileştim diye dışarı çıktığında aslında bir kez daha düşünmen gerektiğini, bazen birşeyi ne kadar çok istersen iste, olmadığında vazgeçmek zorunda kalabileceğini, bazen bir şeyleri açıklamak zorunda kalmanın insana yapılabilecek en büyük zulüm olduğunu, yeni üretilen vapurların tasarımlarının ne güzel olduğunu, o vapurlarda bir şeylerini bırakmanın da eskilerinde olduğu gibi ne kadar hüzünlü olduğunu öğrendim…